Sual: Emr-i maruf ve nehy-i münkeri kimler, nasıl yapabilirler? Kimlere yapabilir? Ne zaman farz olur, ne zaman caiz olmaz?
CEVAP
Emr-i bil maruf ve nehy-i anil münker, farz-ı kifayedir. Maruf, dinimizin emrettiÄŸi hususlardır. Münker ise, dinimizin yasakladığı, yani Allahü teâlânın razı olmadığı iÅŸlerdir. Devamı »
Sual: Dini konuları iyi bilen bir zat, rastgele önüne gelene, bir topluluk içinde, “Sen yanlış yapıyorsun, doğrusu şöyle†diyerek insanların kalbini kırıyor. “Sen kalb kırıyorsun†dediğimizde de, “Birisinin hatasını görüp de doğruyu söylemeyen kâfir olur†diyor. Bu zatın yaptığı doğru mudur? Dini bilgileri anlatırken nelere dikkat etmek gerekir?
CEVAP
Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki: Devamı »
Sual: Bazıları (İbadetleri ya tam yap, ya da bırak, böyle olmaz!) diyorlar. Halbuki insanın yapabildiği kadarını da terk etmemesi doğru değil midir?
CEVAP
Birkaç günaha müptela olan kimse, birinden vazgeçmek isterse, ona, (DiÄŸerlerini bırakmadığına göre, bu günaha da devam et) denmez. Devamı »
Sual: Herkesin emr-i maruf ve nehy-i münker yapması, [iyiliği emredip kötülüğü önlemeye çalışması], mesela, bir haksızlık karşısında eylemlerde bulunması, farz değil mi? Haksızlık karşısında susmak caiz midir? Yoksa bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın mı diyelim?
CEVAP
Emr-i maruf, farz-ı ayn deÄŸil, farz-ı kifayedir. Devamı »
Sual: Bir hakkı alabilmek için eylemlere girişmek, emr-i bil maruf ve nehy-i anil münker midir? Kötülükleri, yanlış işleri önlemeye, çalışırken dikkat edilmesi gereken hususlar nelerdir?
CEVAP
İmam-ı Gazali hazretleri buyuruyor ki:
(İnsanlar üç kısımdır:
Birinci kısmı gıda gibidir. Herkese, her zaman gerekir. Devamı »
Sual: Hep yumuşak hareket edilmesini bildiriyorsunuz. Neden hakkı mertçe ve sertçe söylemekten çekiniyorsunuz?
CEVAP
Biz hakkı, doÄŸruyu olduÄŸu gibi yazıyoruz. Åžu veya bu ÅŸahısla ne iÅŸimiz vardır ne de alıp veremediÄŸimiz. Ne bir menfaat beklentimiz, ne de bir mevki makam isteÄŸimiz vardır. Devamı »
Sual: Hapse girmek cihad mıdır? Cihadın dindeki yeri nedir?
CEVAP
Cihad, ihtilal yapmak, âmirlere karşı gelmek ve isyan etmek, dövmek, yıkmak, kırmak, sövmek demek deÄŸildir. Böyle ÅŸeyler yapmak, fitne çıkarmak olur. Yani bölücülük olur. Müslümanların ezilmesine, hapse girmesine ve din, iman bilgilerinin yasak edilmesine yol açar. Böyle fitne çıkarana Peygamber efendimiz lanet etmiÅŸtir. Devamı »
Sual: Bir kimse, babasından veya oğlundan dolayı kötülenebilir mi? Çifte standart ve müdara aynı manaya mı gelir?
CEVAP
1- Bir kimse, babasından veya oÄŸlundan dolayı kötülenmez. Devamı »
Sual: Kendisi iyi olmayan bir kimse, başkalarının iyi olmalarını tavsiye edebilir mi?
CEVAP
Kur’an-ı kerimde mealen buyuruldu ki:
(İnsanlara iyiliği emredip de kendinizi unutur musunuz?) [Bekara 44]
Hadis-i ÅŸerifte de buyuruldu ki:
(İsra gecesinde, ateÅŸten makaslarla dudakları kesilen bir kavme uÄŸradım. Kim olduklarını sordum. “Biz iyiliÄŸi emrettiÄŸimiz halde kendimiz yapmayan, kötülüğü yasakladığımız halde kendimiz sakınmayan kimseleriz” dediler.) [İbni Hibban] Devamı »
Sual: Nasihat nasıl olmalıdır?
CEVAP
Nasihat, Allahü teâlânın bir kimseye verdiÄŸi nimetin onda kalarak, dinine ve dünyasına faydalı olmasını istemek demektir. İlim sahipleri, emr-i maruf ve nehy-i münker yapmalı, yani iyiliÄŸi yaymaya, kötülükten sakındırmaya çalışmalıdır! Nasihatten uzak kalan kalb kararır. Devamı »